Cumartesi, Şubat 18, 2006
Öykü ve şiir
Asa kimin elinde? Bu suali ciddi mahiyette düşünmenin yoludur şiir. Mecazı kavrayış gücümün nispetinde içsel derinliğime doğru inerken, üslubumu katılaştırmadan, dondurmadan, dilin imkânlarına alabildiğine sezgisel bir anlam katarak; muhayyilemin bana sunduğu ve ancak rüya alanında yaşanabilecek görüntü, ses, hız, zaman, mekân gibi algısal olguları insanlara beğendirmek kaygısından ziyade hissettirme çabasıdır şiir.

Öykü ile şiir arasındaki sınır son derece belirsizdir. Bu sınırın ayrımına varamadığınız zaman şiirden uzaklaştıkça öyküye yaklaşmış olursunuz. Elbette öyküden uzaklaştıkça da şiire o kadar yakınsınız demektir. Şair gezdiği yerleri betimlemez. Fakat uğradığı yerlerden size lezzetler ikram eder, armağanlar getirir. Şair elinde duran soylu asasıyla hep baktığı tarafı işaret eder. Elinde asa olmayan şairin ise betimlemekten başka çaresi kalmamıştır.

yunus nadir
 
@ 1:13 ÖS | Hepisi |


0 Yorumlar: